TF-X Programında Teknik Destek Sağlayıcı Firma Adayı olarak BAE Systems ile Sözleşme Görüşmelerine Başladı

2025’ten başlayarak halihazırda Türk Hava Kuvvetleri tarafından kullanılmakta olan F-16C/D Muharebe Uçaklarının yerini alacak Milli Muharip Uçak [MMU/TF-X] prototiplerinin [toplam yedi] tasarım, geliştirme, üretim, test ve sertifikasyon çalışmalarını kapsayan Milli Muharip Uçak Geliştirilmesi Projesi Mühendislik Geliştirme & Ön Tasarım Fazı kapsamında Ana Yüklenici TAI’ye belli konularda teknik destek sağlayacak Yabancı İş Birliği Firması adayı olarak BAE Systems seçilmiştir. Bir diğer aday ise ikinci sırada olan Airbus Defence & Space [ADS]. BAE Systems ile Başlandı görüşmelerin olumlu sonuçlanmaması durumunda ikinci sıradaki ADS Firması ile görüşmelere başlanılacaktır.
Tasarım ve Prototip Kalifikasyon [Dönem I], Başlangıç Harekat Kabiliyeti ve Tam Harekat Kabiliyeti Kazanımı [Dönem II] ve Seri Üretim [Dönem III] olmak üzere üç dönem altında yürütülecek Milli Muharip Uçak [MMU/TF-X] Geliştirilmesi Programı’nda halihazırda dört yıl sürmesi öngörülen Ön Tasarım Programı [Dönem I, Aşama I] için Ana Yüklenici TAI ile Savunma Sanayi Müsteşarlığı [SSM] arasındaki sözleşme görüşmelerine devam edilmektedir.
Yabancı İş Birliği Firması, ya da diğer adıyla Teknik Destek Sağlayıcı Firma ile Projenin ömür devri boyunca, üçüncü ülkelere satış da dahil olmak üzere, uzun soluklu bir stratejik iş birliğinin tesis edilmesi hedeflenmektedir. Proje kapsamında konfigürasyon ve motor seçimlerinin, Yabancı İş Birliği Firması ile birlikte, sözleşme imzası öncesi yürütülecek çalışmalar ile belirlenmesi bekleniyor. BAE Systems ile başlatılan görüşmelerin Şubat 2o16’ya kadar tamamlanması ve sonucun 15 Şubat 2o16’da düzenlenmesi beklenen yılın ilk Savunma Sanayi İcra Kurulu [SSİK] toplantısında Kurul üyeleri ile paylaşılması bekleniyor.
Hatırlanacağı üzere MMU/TF-X Programı’nın ikinci aşamasını oluşturan Mühendislik Geliştirme & Ön Tasarım Fazı için 13 Mart 2o15’te SSM tarafından 5’inci Nesil Savaş Uçağı tasarlama, geliştirme ve/veya üretme kabiliyetine sahip uluslararası havacılık şirketlerine bir Bilgi İstek Dokümanı [BİD/RFI] yayımlanmış ve başlangıçta dokuz uluslararası şirketin ilgilendiği BİD’na BAE Systems, SAAB Aircraft ve ADS tarafından cevap sunulmuştu. Edindiğimiz bilgiye göre TF-X Projesinde Seri Üretim Fazına kadar 12 yıllık bir takvim öngörülmüş olup; bunun dört yılı Mühendislik Geliştirme Ön Tasarım Fazı, sekiz yılı ise Kritik Tasarım ile Prototip Üretim ve Kalifikasyon Fazları için planlanmıştır. Seri Üretim aşamasına kadar TF-X Programı için ABD$8.6 Milyar tutarında bir harcama yapılması hedeflenmiş olup, bunun ABD$8.2 Milyar’lık kısmının ilk prototip uçağın uçuşuna kadar [To+8 yıl] harcanacağı değerlendirilmiştir.
TF-X Programının ‘Konsept Geliştirme ve Ön Tasarım Safhası’ olarak isimlendirilen ve Eylül 2o13 itibarıyla tamamlanan ilk aşaması altında, Ana Yüklenici TAI, Teknik Destek ve Yardım Sağlayıcı [TSAP] firma olarak seçtiği SAAB Aircraft’dan aldığı teknik destek ile, çift motorlu FX-1 ile tek motorlu FX-5 ve FX-6 olmak üzere üç ayrı konsepte ilişkin kavramsal tasarım hazırlamıştı.
TF-X Programında gelinen son aşama ve bundan sonrasına ilişkin yol haritasına yönelik değerlendirmelerde bulunan TAI Genel Müdürü Muharrem DÖRTKAŞLI, Projede hazırlanan onlarca çalışma sonunda nihai tasarımın üç değişik geometriye indirildiğini hatırlatarak; “Biz ilk faz çalışmalarımızı tamamladık, bundan sonra kullanıcının nihai kararını vermesini bekliyoruz. Her üç model ile vazife isterleri ve harekat kabiliyetleri sağlanabilir. Çalışmalarımız bu seçimin yapılmasından sonra detaylanacak. Uçağımızın tasarımı ve içerisinde kullandığımız alt sistemler de olabildiğince milli. Projede hedeflenen milli egemenliğimizi etkilemeyecek konularda hazır alt sistemlere bu aşamada gidilebilir, ileride onlar da yerlileştirilebilir... Uçak tek motorlu ya da çift motorlu olabilir, bu karar uçağın geometrisini, dolayısıyla tasarımını etkiliyor, nihai karar henüz verilmedi, çalışmalar devam ediyor. İsterlerin belirlenmesi ve riskin azaltılması faaliyetlerini içeren bir konsept fazından geçtik. Tasarım fazına girebilmek için SSM ile sözleşme görüşmelerimiz devam ediyor. 2o16’nın ilk yarısında bu sürecin tamamlanacağını ümit ediyoruz” diye konuştu.
TF-X prototiplerinde [yedi uçak] kullanılacak turbofan motorun belirlenmesi ve tedarikine yönelik olarak başlatılan çalışmalar kapsamında; prototip dönemi için tanımlanan yedi uçaklık bir motor seti için 17 Ocak 2o14’te SSM ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı [HvKK] tarafından seçilen EuroJet Turbo GmbH, General Electric [GE], Pratt & Whitney [P&W], RosoboronExport ve Snecma Şirketlerine TAI üzerinden bir Teklife Çağrı Dosyası [TÇD] yayımlanmış ve Haziran 2o14 sonunda GE [F414-GE-400 ve F110-GE-129], EuroJet [EJ200] ve Snecma [M88-4E] Firmalarından teklif alınmıştı.


... Rolls-Royce Türkiye’deki Hedeflerini Anlattı

DÜNYANIN önde gelen motor ve enerji sistemleri üreticilerinden Rolls-Royce Türkiye’deki yatırımlarına hız verdi. Rolls-Royce PLC Türkiye CEO’su Patrick REGIS, Türkiye’deki kısa ve orta vade yatırım hedefleri ve milli teknoloji projelerine verdikleri desteği geçtiğimiz Aralık başında düzenlenen basın toplantısında açıkladı.
Türkiye’de 2o23’e kadar birçok heyecan verici proje olduğuna dikkat çeken Rolls-Royce PLC Türkiye CEO’su REGIS, “Biz de kuracağımız ortaklıklarla bu projelerin ortağı olmayı hedefliyoruz” dedi. REGIS; “Amacımız birçok projede birlikte yürümek. Teknoloji transferinden, üretime, Türkiye bizim gözümüzde Çin, Hindistan ve Uzakdoğu’dan sonra dünyadaki dördüncü öncelikli pazar” diye konuştu.
Güç sistemleri konusunda faaliyet gösteren küresel bir firma olduklarının altını çizen REGIS; “Mühendislik ve teknoloji firmasıyız. Gaz türbünü ve dizel motorlar üretiyoruz. ArGe’ye yıllık £1 Milyar harcıyoruz. Yenilikçi olmak için böylesi bir yatırım yapmak gerekiyor. Yapmazsak geride kalırız” ifadelerini kullandı. Üretimlerinde %55 oranında sivil havacılığa hizmet verdiklerini ifade eden REGIS; “Türk Hava Yolları [THY]’na motor üretiyoruz. 2o16’da THY’nın ana motor tedarikçisi olmak istiyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Nükleer sektörde parça üretimi yaptıklarını bildiren REGIS; “Özellikle kontrol sistemleri ve acil durum dizel motorlarının üretimini yapıyoruz. Türkiye’de Sinop’ta yapılması planlanan nükleer santral için Türkiye’deki sanayi ile birlikte parça ve kontrol sistemleri üretimini gerçekleştirmeyi hedefliyoruz” dedi. Türkiye’de çok önemli müşterilerinin olduğunu belirten REGIS; “Türkiye, bizim için 4’üncü öncelikli pazar ülke. Türkiye’de son derece nitelikli iş gücü var. Türk Hükümeti üretim ve teknoloji faaliyetlerini destekliyor. Türkiye coğrafi olarak ilgi çeken bir noktada yer alıyor. Türkiye’ye bilgi transferini gerçekleştirmek istiyoruz. Buradaki tedarik zincirinden yararlanmak ve bunu daha da geliştirmek önceliklerimiz arasında” değerlendirmesinde bulundu.
Rolls-Royce’un, Türkiye’de tasarlanan ‘Özgün Helikopter Projesi’nde motor ortaklığı olduğunu belirten REGIS; “Önümüzdeki en büyük proje ise Türkiye’nin tasarlayacağı TF-X olarak adlandırılan Milli Savaş Uçağı Projesi. Bu ihaleye EJ200 Motorunu öneriyoruz. EJ200’ün seçilmesi durumunda teknoloji transferinden, satış haklarına kadar çok önemli bir teklif paketiyle geliyoruz” diye konuştu. Türkiye’nin Milli Savaş Uçağı TF-X’in çok önemli bir Program olduğunun altını çizen REGIS; “Eğer ihaleyi kazanırsak planımız, uçağın motorunun %1oo’e yakınını Türkiye’deki sanayi ile üretmek. Fakat Türkiye’de jet motorunu üretebilecek çok fazla sayıda firma yok. Tedarik zincirinin kapasitesini ‘Gelişmiş Üretim ve Teknoloji Merkezi [AMTC]’ aracılığıyla yapmayı planlıyoruz” dedi. Türkiye’de motor bakım merkezi açılması için THY ile görüşmelerini sürdürdüklerini hatırlatan REGIS şunları söyledi: “Bakım ve onarım merkezi kurmak için yıllık en az 1oo motorun giriş yapması öngörülür. O yüzden ancak bu sayıya ulaştığımızda açabiliriz. Eğer THY’nın geniş gövdeli uçaklarla ilgili siparişleri bu sayıya ulaşırsa, bakım merkezi açmayı planlarız. THY Teknik’in motor parçalarının onarılmasına da ilgi gösterebiliriz. THY Teknik bu konuyu daha da ileriye taşıyabilir ve motorun tamamının üretimine yönelebilir. O noktada iş birliği gerçekleştirebiliriz.”  

 

 

 

MÖNCH TÜRKİYE YAYINCILIK

Hoşdere Caddesi, Halit Ziya Sokak,
No: 26/9 Çankaya 06540
Ankara / Türkiye
Tel: +[90-312] 441 93 54
Fax: +[90-312] 439 57 24

BİZİ TAKİP EDİN

BLOG

Designed by Etkileşim Grafik Tasarım | Powered by AdaNet